google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2008 Salı

I'll Google you!

18 Mart 2008'de çok önemli bir konuğu ağırladık: Olağan üstü başarı örneği olan, artık ingilizce literatürüne "i'll google you" kalıbını sokan, Larry & Sergey ortak yapımı Google.com'u temsilen gelen medar-ı iftiharımız Mustafa İçil.

İstisnasız, bilgisayarı her açtığımızda browser'ımıza en az bir kez yazdığımız, hayatımıza o denli yerleşen www.google.com'un sadece geçmişini öğrenmekle kalmadık, Google Türkiye Pazarlama Direktörü olan Mustafa İçil'den de internet dünyasına dair önemli bilgiler, trickler edindik. Zevkle dinlediğim bu sunumu, elimden geldiğince zevkli okunacak şekilde aktarmaya çalıştım. Umarım başarılı olmuşumdur. İyi okumalar...


"Pazarlama"yı etkileyen trendler:

Baskı teknolojisi, pazarlama dünyası için bir dönüm noktası. Baskı teknolojisinin bulunmasıyla ile reklamlar başladı.

Fotoğraf devrimi, reklamlara duygusallık katan bir kilometre taşı.

Radyo devrimi ile farklılaştırıcı mesajlar verildi.

Televizyon devrimi ise hiç şüphesiz reklam alanını tırmandıran bir kırılma noktası oldu.
İlk TV reklamı 1 Temmuz 1941'de yayınlandı. 20 sn dönen bu reklamın bedeli sadece 9 dolardı.

ve İnternet devrimi...Oyunun kuralları tamamen değişti.

Google'un tarihçesi:

Stanford Üniversitesi'nde doktora yapan, birbirleriyle geçinmekten aciz 2 arkadaş olan Larry Page ve Sergey Brin, nasıl olduysa ortak bir vizyonda anlaşıyorlar.

Ocak 1996'da bir bitirme tezi olarak ortaya atılan hipotez, arama motorlarının o zamanki çalışma algoritmasından (trafiğe göre listeleme) farklı olarak yalnızca trafiğin değil, o siteye referans veren güvenilir siteler olup olmadığına göre de arama listelemeye dayanıyordu.

Yurt odasında başlayan bu girişim, daha sonra meşhur garaj evresine geçiyor. Aldıkları herşey 2. el. Bilgisayarları, serverları aklınıza ne gelirse...Hatta kasa alamayıp legolarla kapatmayı denemişler ve o legoların renkleri şimdi Google logo olarak karşımızda.

Daha sonra yatırımcı arayışına giriyorlar. İlk gittikleri yer ise: Yahoo. Yahoo düşünceyi dinliyor ve daha çok çalışın yine bakalım diyerek, ileride başına çorap örecek bu 2 dahiyi savıyor.

Bu gençlere ilk yatırım yapan US$100,000 çek ile Sun Microsystems'ın kurucusu Andy Bechtolsheim oluyor. Ancak bu çeki bozdurmak için şirketleşmek gerekiyor ve 2 kafadar "BackRub" (sırtı ovmak manasına gelen) adı ile ilk şirketlerini kuruyorlar. Ancak kahramanlarımız matematiği çok seviyor ve yarattıkları bu teknoloji matematiksel bir terim adı vermek istiyorlar. Matematikte sonsuz sayıyı temsil eden googol'dan esinlenereki dünyadaki tüm bilgileri (diğer bir deyişle sonsuz bilgiyi) organize etmek iddialarını Google (Eylül 97 google.com domain'i alınıyor, Eylül 98'de Google Inc. şirketleştiriliyor) ismi ile taçlandırıyorlar. Ve 98'de kazandıkları 1.1 milyon dolar ile aldıkları çeki da karşılamış oluyorlar. Hikayenin gerisini de zaten biliyoruz...

2008 Eylül'de 10 yaşını kutlayacak olan Google'un sayısız hizmetlerin gün içinde defalarca faydalanıyoruz: books, scholar, video, blogger, gmail-gtalk, maps, earth, adwords....

Peki Google neden en başarılı arama motoru?

Çünkü sade tasarımı ve kolay kullanımıyla Google sayesinde en kapsamlı aramayı, doğru sonuçları alarak, olabileceği en hızlı şekilde elde edebiliyoruz. Bütün bunları gerçekleştirebilmek için de sadece algoritmalar yeterli değil, her bilgi taramasının yenilenmesi de önemli. İşte bu yüzden google bir "innovative company" ve bu yüzden çalışanlarının zamanının %80'ini işi ile, %20'sini ise kendi istediği herhangi bir şeyle (örn: kendi yaratıcılığını kullanarak gerçekleştirmek istediği bir projesi olabilir) geçirmesine izin veriyor. Çünkü Google hep 1 numarada kalmalı. Kullanıcıyı hayal kırıklığına uğrattığı anda browserlarına www.yahoo.com yazacaklarını biliyor ve bu nedenle inovatif olmanın yanı sıra müşteri sadakatını korumayı hedefliyor. İletişim güçlendi herkese ses ulaşıyor. İyi projeler patlıyor, kötü projeler batıyor.

Adwods: Google'ın para kaynağı.

Adsense: Web sitesi sahibi firmalar gelir elde etmek için Google'dan reklam alıyor ve Google tıklama başına kazandığı paranın yarısından fazlasını site sahibine veriyor.

Faydalı istatistiki veriler:

Reklam harcamaları:
2007 yılında yapılan toplam 2.2 milyar dolar reklam harcamasının %53'ü TV'ye, %30'u basılı mecralara, %4'ü radyoya, %1'er de sinema ve internete harcanmış.

Medya tüketimi: %37 TV, %22 internet, %12 radyo, %10 gazete-dergi.

Reklamlar üzerine bir kaç sıralama
  • En dikkat çekenler sıralaması (çoktan aza): Bilboard-TV-internet
  • En çok bilgilendiren: İnternet-gazete
  • En eğlendirici: TV-internet
  • En rahatsız edici reklamlar: TV
  • Kişiyle ilgili reklam: İnternet (kişinin aradığı reklamı gösterebilmek, hedefe odaklanmak)
"İnsanlara sorsaydık daha hızlı at isterlerdi"

Bu bir zamanlar Henry Ford'un söylediği söz günümüzde artık geçerliliğini yitirmiş durumda. Henry Ford, tüketiciyi dinleyip ihtiyaçlarını yorumlayıp en uygun çözümü vermeyi önerirken, bugünün tüketicisi artık ne istediğini çok iyi biliyor hatta firmalardan bile daha hızlı düşünüyorlar.

İnternetteki trendlerin gelişimi ise aşağıdaki şekilde verildiği gibi:


ilk zamanlar insanların google'a bir kelime aratıp okuduğu zamanlar... Ulaşan hep tüketici, konulan her bilgiye onlar kendileri gidiyorlar. Daha sonra trend iletişime kaydı...Online ticaret, online konuşma..Ve günümüzde tüketiciler daha değerli çünkü kendilerine özel birşeyler yapıyorlar, kendilerinden birşeyler katıyorlar ve üretici artık tüketici neredeyse oraya gitmek zorunda çünkü tüketici artık gezinmiyor; eğer tüketiciye ulaşmak istiyorsa tüketici gezinmeli. Yani bir nevi krallık üreticiden tüketiciye geçti.

2006 Time dergisinin "person of the year" seçimi: You! Yani sizsiniz. Yani seçimini yapan, kendine özgü birşeyler yaratan, herşeye yön veren aktif tüketici.

10 yıl önce sadece 70 milyon olan internet kullanıcı sayısı şuan 1.2 milyara ulaşmış durumda. Genç nüfus yoğunluğuna sahip Türkiye'de ise sadece 9 milyon bilgisayar kullanıcısı varken, internet kullanıcı sayısı 20 milyon!

İnternet kullanım amaçları
  1. Bilgi arama: Günde 1 milyardan fazla bilgi aranıyor. Google'ın Türkiye'deki pazar payı %90 üzerinde, dünya çapında ise %70 dolaylarında
  2. İletişim: İnternet üzerinden 80 milyardan fazla "anlık ileti" yollanıyor. Atılan SMS sayısı ise 12 milyar.
  3. E-ticaret: Avrupa'daki online satış pazarı 130 milyon dolar değerinde
  4. Paylaşım: facebook, yonja, orkut 250 milyon üye...
  5. Eğlence: Youtube gerçeği...Her 1 saatte 6 saatlik video yükleniyor.
ve Google'dan özlü sözler...
*Küçük projeler, küçük ekipler

*Yaratıcı düşünce

*Ufak projelere önem ver, fikirlerin ölmesine izin verme

*Herkesten her an fikir alın

*Öğrenmeye aç olan elemanlar alın

*Risk alanı ödüllendirin, başarısızlığı cezalandırmayın (inovatifliğin kilit noktası)

Bir medar-ı iftihar örneği: Mustafa İçil

31 Ocak 1972 doğumlu Mustafa İçil, İstanbul Amerikan Robert Kolej'den mezun olduktan sonra üniversite eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde tamamlamıştır. Daha sonra aynı üniversite ve bölümde yüksek lisans yapmıştır.

Mezun olduğu tarihe kadar çeşitli teknoloji firmalarında yarı zamanlı olarak farklı pozisyonlarda görev alan Mustafa İçil, 1994-1995 yılları arasında Microsoft'un Chicago ofisinde Bilgi Teknolojileri Yöneticisi olarak çalışmıştır. Daha sonra Microsoft Türkiye ofisine Sistem Mühendisi olarak geçmiş, 1998 yılından itibaren de Windows'dan sorumlu Ürün Pazarlama Müdürü olarak görevine devam etmiştir. Bu rolüne parallel olarak Microsoft'un gelişmekte olan pazarlara yönelik stratejilerini takip eden ve Türkiye'deki bilgisayar penetrasyonunu arttırıcı projeleri yürüten ekiplerin proje liderliğini yapmıştır.

2005 yılında Apple IMC firmasına Pazarlama Müdürü olarak geçmiş ve 2 yıl boyunca Apple ve Adobe markalarının pazarlama stratejilerini oluşturmuş ve hayata geçirmiştir.

Bu dönemde yaptığı çalışmalarla Capital dergisi tarafından 2006 yılının zirvedeki pazarlamacıları arasında seçilen Mustafa İçil, 2007 yazında Google Türkiye ofisinde Pazarlama Direktörü rolüne gelmiştir.

Google Türkiye Pazarlama Direktörü olarak şu an hem marka yönetimi, hem ürün ve pazar stratejileri, hem de stratejik iş ortaklıkları konusunda Googlemarkasını Türkiye'de temsil etmektedir.

Mustafa İçil, profesyonel iş hayatının yanında farklı konferans, eğitim ve etkinliklerde marka yönetimi, stratejik planlama ve pazarlama teknikleri üzerine seminerler vermektedir. (Kaynak: LinkedIn, Kimkimdir.gen)

29 Şubat 2008 Cuma

Saatlerimiz "alışverişsaati"ni gösteriyor!

O bir Genç Müteşebbisler Joycees Derneği (Junior Chamber International - JCI) üyesi. O bir Dünya Ticaret Oyunları (World Trade Game) bronz madalya sahibi. O sadece 29 yaşında ve 4,5 milyon $ ciroya sahip bir sitenin kurucusu. O bir Kudret Çurey ve sitesi alısverissaati.com!

1996 yılında girdiği YTÜ Makine Mühendisliği öğrencilik yıllarında çıktığı, tamamen tatil amaçlı bir aylık Amerika gezisi sırasında bir şey farketmiş: acentaların ortadan kalktığı, bilet satışlarının online yapıldığı bir internet yaygınlığı. Sene 2002. Sonra bir şekilde E-bay'den haberi olmuş ve siteyi incelemeye almış. Hatta bu konuda daha detaylı bilgiler almak için eyalet eyalet dolaşarak çeşitli kişilerle görüşmüş ve bir aylık tatil seyahatini beklenmeyen bir şekilde iş seyahatine dönüştürmüş.

Türkiye'ye döndüğünde internet üzerinden satış konusunda daha da kafa yormaya başlamış ve aile ticareti mücevherat olduğundan (2001 yılında başına geçtiği Haşmet Kuyumculuk) Amerika’ya ürün sunmak üzere E-bay üzerinden satışa başlamış. Satışların günlük 22-23 paket ürüne vurması ve kargo masraflarının da (net world wide) 7000-8000$'lara çıkmasının yanında bir de taklitlerin ortaya çıkmasıyla, artan rekabet ve düşük karlılıkla karşı karşıya kalan Çurey, E-bay sistemini Türkiye'de gerçekleştirme kararını almış.

O sırada Türkiye'de ise online satış yapanlar bir elin parmakları kadar (hepsiburada, ideefixe, deppo, eStore ve kangurum) ve bu sitelerde doğru düzgün bir kategori düzeni yok. Kudret Çurey de farklı bir pazar yaratmak için sadece saat satmayı seçmiş. Yaptığı pazar araştırması sonucunda; saat pazarının boş olduğunu, saat satışının kitap cd kategorilerinin altında gerçekleştirildiğini görmüş ve ideefixe ile anlaşarak buradan saat satmaya başlamış. Asıl amacı, Türkiye'nin online saat satın almaya bakışını, iş yapış şeklini öğrenmek ve pazarı oluşturmak. Peki ideefixe'in altında iş yapması tehlikeli değilmiydi? Ideefixe ondan önce bu düşünceyi gerçekleştiremezmiydi? Hayır yapamazdı çünkü ideefixe bir çok kategori üzerinden satış yapıyordu ve birden bire sadece saat kategorisine yoğunlaşamazdı.

Ve alışverişsaati.com kuruldu.

Çurey 2004'te alısverissaati.com'u kurduğunda bir gerçeğin çok iyi farkındaydı: "internette güvenin önemi". İnternet üzerinde insanların en çok takıldığı noktanın güven unsuru olduğunu bilen Çurey, Türkiye’de hiç bir sitenin irtibat telefonu vermediğini gözlemlemişti. Ancak, Türklerin gün geçtikçe artan cep telefonu kullanımı Türk insanının konuşmayı, telefon etmeyi sevdiğini gösteriyordu. Bu noktada Çurey güven yaratmanın farklı bir yolunu buldu ve siteye irtibat telefonları koyarak güven konusunda endişesi olan potansiyel müşterilere şu mesajı verdi: “Bizi arayın!” Böylece kafasını kurcalayan konular hakkında bilgi edinen müşteri güven duyacak, hatta telefona birisinin çıkması bile bu güvenin oluşması için yeterli olacaktı.

Alısverissaati.com 2004 yılında kurulduğunda, Çurey'in düşündüğü ilk şey satış yapmak değildi. Öncelikli düşüncesi bir pazar oluşturmak ve alısverissaati nasıl bir alışveriş sitesi olmalı sorusuna yanıt aramaktı. Bu düşüncelerden yola çıkarak flash destekli, görsellerin ağır bastığı, alışveriş sitesine benzemeyen bir alısverissaati.com yarattı. Sadece saat resimlerinin döndüğü, modellere göre katalogların yer aldığı siteyi yaratan Çurey'e göre saat lüks bir aksesuardı; potansiyel müşteriler öncelikle siteye girsinler, tanısınlar, görsel açıdan tatmin olsunlardı. Daha sonraki geçiş adımı ise üyelik oldu ve sene 2008, üye sayısı 150,000'i bulan alısverissaati.com'da hala görsellik ağır basıyor çünkü saat görseliği üstün olan lüks bir aksesuar.

"Alisverissaati.com'dan satın alma" nedenini yaratmak!

"Güvenle,ucuza satın alın."

Müşteriler saat satın alırken 2 türlü davranabilir: Ya alısverissaatini referans olarak alıp mağazadan satın alır, ya da mağazadan gördüğünü alısverissaatinden satın alır. Çurey agresif pazarlama ile müşterilerine alısverissaati.com'dan alışveriş etme nedeni yaratmak için; zaman, bir çok marka seçeneği, agresif taksit ve fiyat seçenekleri (vade farksız 24 taksit, %15 fiyat indirimleri gibi) sunduklarını söylüyor. Amaç; müşteri saat mağazalarında gördüğü ürünü, 60 civarında markanın bulunduğu alısverissaati.com'dan satın alsın. Bu agresif pazarlama ile satışlarının bu denle artışı karşısında saat stoğu yapmaya itilmeleri de başka bir fırsat kapısı açmış: mağazalaşma. 2007'de "Alışverişlerinizi www.alisverissaati.com fırsatları ile Dokunarak, Görerek ve İnceleyerek yapın" sloganıyla Sirkeci'de açıktıkları mağaza ile Çurey internet-hayat ilişkisinin gelişeceğini ve 2008'de daha da büyüyeceklerini öngörüyor.

Çurey'e göre internette büyümek, mağazalaşarak büyümekten daha kolay. Günlük 16000-17000 ziyaretçiye sahip olan alısverissaati.com'da 3,5 sene sonunda günde 130 saat satabilir hale geldiklerini vurgulayan Çurey, tersi prosesin (mağazacılıktan internete) ise işlemeyeceğini de ayrıca belirtiyor.

Başarının sırrı: Benzersiz (Unique) olmak

3,5 senede 4,5 milyon $ ciroya ulaşan alısverissaati.com, 150,000'e varan üye sayısıyla bugün artık vazgeçilemeyen referans noktası haline gelmiştir. Çurey 4 senedir devam eden bu macerasını ve başarısının sırrını şu cümleyle özetliyor: "Başarı=Unique olmak! Bir internet sitesinde kullandığınız, kodlar, template'ler önemli değil. Asıl önemli olan şu: benzersiz olduğunuzu doğru bir şekilde ifade edebiliyor musunuz?" Çurey herkesin önerisine kulak verip alısverissaati'ne başka mücevheri de sokarsa ne olur? Benzersizlik yani "unique"lik yok olur. Çünkü birden fazla kategoride satış yapan bir çok site var, ve bir de sadece saat satan alısverissaati.com var.

Tek denklem: saat=alışverişsaati

Çurey'e göre tek rakipleri var: o da Google! Çünkü insanlar her şeyi google'a soruyor. Şimdilerde bu durum üzerine çalışıyor ve saat=alısverissaati.com sloganı ile "insanlar artık google'a saat yazmasın alısverissaati yazsın"ı gerçekleştirmek istiyor, bu uğurda çok ciddi reklamlar veriyor.

Satış profili ve Casio işbirliği


Saat başı ortalama 140-150 ytl'lik alışveriş yapıldığını belirten
Çurey, en çok satan markanın ise Casio olduğunu söylüyor, öyle ki satış rakamları Casio toptancılarından bile fazlaymış. Ancak Casio'nun Türkiye'deki kötü imajının (hesap makineli saat, kalitesiz saat...) aşılması gerekilen bir engel olduğunu görmüş olacaklar ki; Casio ile bir ortaklık yaparak Tepe Nautilus'da açtıkları Casio Point mağazası ile Casio imajını baştan ayağa değiştirmeyi amaçlıyorlar. Bu imaj çalışmasının Casio'dan çok alısverissaati.com'u karlı çıkaracağını söylemek de sanırım yanlış olmaz.

Geleceğe atılan cesur adımlar

Bugün Alexa verilerine göre dünyanın 2. en çok ziyaret edilen "saat" sitesi olan alısverissaati.com kendini niş pazarda fazlasıyla ispatlamış durumda. Peki satışlar neden sadece Türkiye'ye olsun? Öyle görünüyor ki, alısverissaati.com'u çok yakın bir tarihte, merkezi İstanbul olan bir saat satış sitesi olarak uluslararası arenalarda da görücez. Alısverissaati'ni ziyaret eden %2 yabancı oranından feyz alarak bu yönde bazı atılımlar planlayan Çurey'in, dünyaya açılacağı takdirde başarılı olacağına inanmamak içinse hiç bir sebep göremiyorum.

29 yaşındaki dev girişimci

1978 Adana'da doğumlu Kudret Çurey, ilkokulu İskenderun'da, ortaokul ve liseyi de Kadıköy Anadolu Lisesi'nde tamamlamıştır. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği'ne 1996'da girdikten sonra 2006 senesinde mezun olmuştur. Junior Chamber International-JCI (Genç Müteşebbisler Joycees Derneği) üyesi de olan Çurey, JCI'ın 2004 yılında Lozan'da yapılan Dünya Ticaret Oyunları'nda (World Trade Game) bronz madalya kazanmış, JCI ile Danimarka, Belçika, Fransa gibi birçok ülkede sayısız konferansa katılmaktadır. (Kaynak: Dünya Online Haber Sayfası)