embrio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
embrio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Tio Tio söyle bana, en ucuz ürün hangi mağazada?

22 Nisan'da ağırladığımız Tio genel müdür yardımcısı Ömer Gürkan, Tio projesi öncesi ve sonrasını, karşılaşılan zorlukları bizimle paylaştı. Bir Teknoloji Holding kuruluşu olan Embrio'nun yatırım yaptığı üçüncü proje olarak Vendio A.Ş. bünyesinde Eylül 2007 tarihinde hizmet vermeye başlayan Tio.com.tr; "Ara, Karşılaştır, Satın al" konsepti ile en temel anlamda kullanıcılarına ürün, fiyat ve satıcı karşılaştırma imkanı sağlayan online alışveriş merkezidir.

2000 yılından beri e-ticaretin içinde olduğunu söyleyen Ömer Gürkan, 2005'te bankacılık görevinden ayrılarak tamamen internet projelerine vermiş kendini. 2005 yılında ekonomikticaret.com projesinden yer alan Gürkan, 2007 Nisan yılında sitenin gedikgross'a satılmasının ardından Tio projesinde bulmuş kendini. E-ticaret dünyasındaki 1250 civarı e-ticaret diye tabir edilen sitenin aslında 1000 tanesinin başarısız olduğunu belirten Gürkan, Tio döneminde karşılaşılan zorluklardan da bahsetti.

Tio aslında bir tek merkez projesi. İş modeli ise şu şekilde:

Tio'daki satış ortakları, e-ticaret siteleri, mağazalar ve 2. el ürün satanlar olarak sıralanabilir.

Tio üyesi,

Almak istediği ürünleri arar,
Ürünleri model, fiyat ve satıcı bakımından karşılaştırır,
Kendisi için en avantajlı ürünleri satın alır.

Tio üyesi mağaza,

Satışa sunacağı ürünleri mağazasında sergiler,
Favori ürünleri belirler ve Tio Fırsat Ürünü olarak Fırsatio vitrininde satışa sunar,
Tio üyelerine satış yapar.

Tio'da alışveriş ve satış işlemleri hızlı, kolay ve güvenilirdir. Tio üyeleri, Tio mağazalarında doğru ürüne en ideal fiyattan ulaşarak alışveriş yapar.

Tio mağazaları ise ürün karşılaştırmaları ile alıcılara doğrudan ulaşarak müşteri sayılarını ve satışlarını kısa sürede artırır.

Peki karşılaşılan zorluklar neydi; iş modeli neye göre oluşturuldu?

  • Öncelikle tüm mağazalar kendi POS'unu kullanmak istemiş. Bu nedenle iş modeli herkesin kendi POS'uyla çalışabileceği biçimde şekillenmiş.
  • Bunun yanı sıra WebPOS alamayan mağazalar da varmış. Bunlar için de bir çözüm sunulması gerekmiş.
  • İnsanlar tek üyelikle hem istediği firmadan alışveriş etmek hem de tek şifre kullanmak istemişler. Yani fiyat karşılaştırma sitesinin en uygun mağazayı bulup ona yönlendirmesini değil, yine aynı site üzerinden satın alma olanağı sunmasını istemişler. Bu istek de meşakatli bir stok ve fiyat entegrasyon sürecini beraberinde getirmiş. Bu nedenle Tio projesinin en zahmetli kısmı XML entegrasyonu sırasında olmuş. Yani siz ürün satışının Tio üzerinden yapıyorsunuz aslında ama ödeme sırasında aslında ilgili sitenin sistemi üzerinden ödemeyi yapıyorsunuz. Bu da ciddi emek isteyen bir entegrasyon işlemi sonucunda oluyor.
  • Peki WebPOS'u olmayanlar? Onlar için de mağaza açma seçeneği sunulmuş.
  • Sitede havale ve kredi kartıyla ödeme seçenekleri bulunuyor. Havale seçeneğinde para Tio hesabına yatırılıyor ve para belli bir komisyon kesildikten sonra satıcıya aktarılıyor. Para yatırıldığında satıcıya haber veriliyor "paranız yattı malı gönderiniz" şeklinde.
  • Eğer kredi kartıyla ödeme yapılacaksa, kredi kartı bilgilerinin girildiği sayfada bir uyarı beliriyor, yani artık tio'da değil, satın almayı yaptığınız sitenin sayfasındasınız. Daha da açığı, artık işlem yaptığınız istenin güvenliği Tio'dan çıkmış durumda. Ayrıca ödeme sırasında, tio tarafından belirtilen fiyat tekrar siteden kontrol ediliyor ve eğer bir değişik olduysa, "fiyat..... olmuştur. hala almak istiyor musunuz?" diye bir seçenek çıkıyor. Teknoloji denen şey bu olsa gerek!
  • Sitede yayınlanan ürün resmi, özellikleri, kampanyalar, kargo bilgileri, kredi karşı-taksit seçenekleri gibi bilgiler ilgili siteler tarafından gönderiliyor.
  • Peki Tio nerden para kazanıyor? Alışveriş tutarına ve kategorisine göre belli bir komisyon kesiyor. Örneğin, cep telefonu satışında tutar üzerinden %1, bilgisayarda %1.5, tekstilde ise %10 komisyon alıyor.
Fırsatio ne ola ki?

Şuan tio anasayfasında gördüğümüz Fırsatio, yakında tio bünyesinden yarılacak bir proje imiş..B2C modeline göre çalışan bu proje, markaya ve kategoriye göre belli ürünleri uygun fiyata satacak. Örneğin salı günleri sadece bilgisayar, perşembe günü İntel günü gibi..Ömer Gürkan amaçlarının farklı şeyleri denemek olduğunu da özellikle belirtiyor.

tio bünyesinde şuan yaklaşık 30 mağaza var ancak bu sayısının yıl sonuna kadar 80-100'e çıkması bekleniyor. Mağaza sayısını artırdıktan sonraki amaçları ise, her mağaza için değişik url vermek. tio-magazaismi.com yada tiomagazaismi.com gibi..

Asıl amaçları çok fazla satıcı ve çok fazla ürünü karşılaştırmak çünkü bu kategoride oldukça bilinen rakip siteler de mevcut: akakce.com, nekadar.com, pazarmetre gibi..

tio tarafsız mı? bilgilere güvenebilir miyim?

Tio, karşılaştırılan sitelerle ilgili tarafsız bilgiler vermek adına oldukça sıkı önlemler almış durumda. Herşeyden önce, ürün fiyatları belirtilen satıcılardan alınan fiyatlar. Bunun yanında Tio.com.tr satıcı puanlama sistemi ile Tio.com.tr üzerinden sipariş veren kullanıcılar, alışveriş yaptıkları satıcıyı puanlama hakkına sahip oluyorlar. Müşteriler satın almayı yaptıktan sonrai, dokuz ayrı kriterde ( müşteri hizmetleri, kargo gibi..) belirlenen soruları cevaplayarak satıcı puanını oluşturuyorlar. Böylece her satıcı için sadece Tio.com.tr üzerinden ve o satıcıdan sipariş veren müşteriler tarafından oluşturulan satıcı puanları bulunuyor.

"neden tio'dan satın alayım ki" önyargısını yıkmak

Öncelikle hepimizin bildiği üzere, yılbaşı, sevgililer günü, bayram, sömestr gibi özel günler alışveriş siteleri için her zaman veli nimettir. Özellikle yılbaşında alışveriş cirosunun tavan yaptığını söyleyen Ömer Gürkan, bunların çok iyi takip edilmesi gerektiğini zira satış yapılamazsa ayakta durulamaycağını özellikle vurguluyor.

Bu nedenle üye sayısı 14,000 olan tio, (örneğin eğer bir kategoride satış yoksa) yaratıcı kampanyalar düzenliyor. 2999. kişiye 299 YTL'ye 42 inch LCD vermek gibi.. Bir diğer örnek kardeş firma süperteklif.com'dan. tio'da 149 YTL'den fazla alışveriş yapan üyeler süperteklif'de 10,000 süper puan sahibi oluyorlar. Bu tür kampanyalar durağan üyelere hareket katıyor.

Rakiplerden farkı nedir diye tekrar bir gözden geçirecek olursak; rakipler ödemeyi sonlandırmıyor tio ise tek şifre-tek kullanıcı adı ile ödemeyi sonlandırıyor. Bu kullanıcılar açısından pratiklik sağlayan bir özellik olarak oldukça öne çıkıyor.

tio'nun eksikleri yok mu? evet var. arka planda işleri oldukça karmaşık hale getirdiği için farklı markaları aynı sepete koymak gibi bir alternatif tio'da maalesef yok. Yani aynı anda hem webdenal'dan hem de joker'den bir ürün alıp ödemeyi yapamıyorsunuz. Tek tek satın alıp ödemeyi yapmanız gerekiyor.

NOT: tio hakkında daha fazla ve detaylı bilgi almak isteyenler için blogtio isimli bir blog açılmış. Bu blogdan da tio ile ilgili en son haberleri, kampanyaları ve aktiviteleri takip edebilir; merak ettiğiniz konularda bilgi alabilirsiniz.

24 Şubat 2008 Pazar

Başarının sırrı e-mbrio'da saklı

19 Şubat’ta dersimize konuk olan e-mbrio genel müdürü Hamit Kekeç, internet dünyasında hayati olduğunu düşündüğü noktaları ve stratejileri bizimle paylaştı.

Kısaca e-mbrio hakkında bilgi vermek gerekirse; e-mbrio “yanlış işe girmemek” ilkesiyle, yaratıcı iş fikirleri bulan, bulunmuş olanlara yatırım yapan bir kuruluştur. Temel motivasyonları ise; hiç şans bulamamış, doğru yönlendirilmemiş, sonuna kadar desteklenmemiş sanal ortamdaki bütün fikirleri doğru bir şekilde değerlendirerek, "ilk gerçekleştiren" veya "ilk doğru gerçekleştiren" olmaktır. DataProfil, SuperTeklif, Tio, BelgeTurk, Vendio ve KolayTedarik, e-mbrio'nun öncü ve sıradışı girişimleridir.

Tarım çağı ve sanayi çağından sonra internet ile gelen bilgi çağında artık bilgiye ulaşmanın değil, o bilgiyi yorumlamanın ve özümsemenin önemli hale geldiğini vurgulayan Kekeç, bilgi çağının da yerini yavaş yavaş "yetenek çağı"na bırakmaya başladığını söyledi. Kekeç ayrıca, iş hayatında başarıya ulaşanların yetenek ve vizyon sahibi "doğru insanlar" olduğunu ekledi. Doğru insanlar vizyon üretir ve vizyonu neyse o insan en fazla onu yapar. Yani doğru insanlar büyük düşünebilen insanlardır.

2006 yılında Don Tapscott ve Anthony D. Williams'ın yazmış olduğu “Vikinomi”den de sık sık alıntı yapan Kekeç, stratejik işbirliklerinin günümüzde önemli hale geldiğine değindi. İş hayatında başarıyı elde etmek için "kaldıraç etkisi" yapan işbirliklerine zekayı katıp, nefesi (sermayeyi) de arkaya almanın önemini belirtti. Eğer sermayeniz daha yolun ortasında yetmiyorsa, en iyi projeler bile hayata geçmez ya da başkaları tarafından çalınır. Ayrıca internette "yanlış iş"lere girişmenin affedilmez olduğunu da sık sık vurgulayan Kekeç, kurulan internet şirketlerinin sadece binde 2 sinin ayakta olduğu da hatırlattı ve şu cümleyi sıklıkla telafuz etti : "İnternet dünyasında ya 1’siniz, ya da hiç!"

İnternette iş yapmanın 4 doğrusu

İnternette iş yapmanın ne kadar riskli olduğunu ve stratejik kararlar gerektirdiğini defalarca vurguladıktan sonra Kekeç, başarılı olmanın anahtarı olan ve birbirini kabuk gibi saran 4 doğruyu şu şekilde anlattı:

1. Doğru insan= Yetenek, vizyon ve liderlik

İnsan çekirdektedir ve eğer başarılı olmak istiyorsanız çekirdeğe vizyon sahibi olan ve takımını bu vizyona kitlemiş bir lider koymalısınız. Çünkü doğru iş, çekirdekten yani doğru insandan başlar.

2. Doğru iş="ilk" ya da "doğru ilk"

"Fikrinizi 6 dakikaya sığdırabilirmisiniz?" Yapmak istediğiniz işi karşınızdakine 6 dakikada anlatamıyorsanız işiniz biraz zor, çünkü anlattıklarınızın ilk 6 dakikadan sonrasını kimse dinlemeyecektir.

Kekeç'in değindiği bir başka konu da, sadece "doğru" işi yapmanın değil, o işi de "doğru" yapmaın gerekliliğiydi. Bunun yanı sıra entegre iş modeli kurgulama sanatı, yani stratejik iş modeliyle sinerji oluşturup 1+1=10 yapabilmek de günümüzde başarılı faktörüdür.

Ve tabii ki doğru hedef kitleyi belirlemek, odak kitlesini fazla dağıtmamak da doğru iş yapmanın gereklerindendir. Artık herkesin herşeyi yok! Tabir-i caizse "1 numaralı siteyim ne iş yaparsam satar" mantığı artık yürümüyor. Buna ise en iyi örnek ise, sürekli yeni projeler üreten fakat hala gelirinin %80ini arama motorundan kazanan Google'dur.

Peki ya bir çok fonksiyonu olan oldukça gelen bir portal haline gelen Yahoo? Alexa'da 1 numara olan Yahoo ve 4. sıradaki Google arasında bir kaşılaştırma yaparsak, 160 milyar dolar değerindeki Google karşısında sadece 40 milyar dolar değeri olan Yahoo'nun durumunu, odak kitlesini fazla dağıtmanın faturası olarak yorumlayabiliriz. Eğer bir işte rakip belli ve çok güçlüyse, Yahoo bile olsanız bu işe girmenin bir getirisi olmayacaktır. Bu konudaki en bilinen örnek de, Yahoo'nun açık artırma işine de girip E-bay karşısında çaresiz kalıp çekilmesidir.

Hamit Kekeç'in burada vurguladığı bir başka strateji de "fark yaratmak" yani sürtünmesi fazla olan ve kolay kolay taklit edilemeyecek, yetişilemeyecek bir fark yaratmak. Buna verdiği örnek ise Facebook ve MySpace idi. Facebook'u şuan Alexa'da 7.sıralara taşıyan, binlerce kullanıcının siteye katkı yapmasını sağlayan "application ekleme" özelliği artık MySpace tarafından yetişilemez bir hal almıştır.

Tüm bunları kritize ettikten sonra Sayın Kekeç, internet girişimcilerine aşağıdaki özelliklere sahip "temiz işler"i önerdi:

  • İnteraktivitesi bol (kulaktan kulağa yayılabilen)
  • Merak uyandıran (reklama gerek bırakmayacak)
  • Kazan kazan ilkesine sahip (örneğin reklam verip, o reklamı görene de para dağıtmak)
  • Sürtünmesi az (farklı noktalara çok fazla değen, yorucu, "nefesi" olanın bile yetişemeyeceği taklit edilmesi zor projeler)
  • Güvenilir ve yenilikçi marka olmak (örnek: Google)
  • Yeterli hedef kitlesi belirlemek (çok niş olmayan)
  • Kategori/subkategori lideri olmak (örnek: Facebook)

3. Doğru pazarlama:

Doğru insan ve doğru iş ile yol çıktıysanız bundan sonraki adımınız pazarlamayı doğru yapabilmek olacaktır. Bunun için de şu gerçeklerin farkında olmak gerekir:

  • Bilinen reklam ve pazarlama stratejileri artık internette etkili olmuyor. Başarı faktörü artık "kulaktan kulağa yayılım".
  • Gerilla marketing: Bilinenin ötesinde, lokal hareket ermek. Sahaya inip hedef kitleye özel hareket etmek.
  • Gösterim/bannerlar öldü. Artık moda "performans"
  • Konuşturuacak işler, biliçli hikayeler lazım (word-of-mouth-marketing: garajda kurulan şirketler Google, Amazon)
  • Kritik rekabet avantajını iyi belirleyip ona odaklanmak.
  • Daima ilk kalmak: 1. olabilirsiniz, peki 1. kalabilir misiniz?
  • Aç gözlü olmamak. Baştan ne kadar sermaye gerekeceğini hesaplamak. Nefesi arkaya almak. Nefesin kesilirse başarılı olamazsın.
4. Doğru hız:

Daha önce de defalarca belirtildiği gibi, ya birinci olmak ya da doğru yapan birinci olmak için en uygun zamanda hareket etmek gerekir. Özellikle sermayenin önem kazandığı bu son ve belirleyici adımda da başarılı olmanız sizi internette anılan "ilk"lerin arasına sokucaktır.

Peki Kekeç neden sürekli ilk ya da doğru ilk olmaktan bahsediyordu? Bunun için bir alıştırma yaptık ve gördük ki, gerçekten de internet dünyasındaki 2. ve 3.ler kimse tarafından bilinmiyor. İşte farklı kategoriler için örnekler:
  1. Arama motoru: Google. Türkiye'de kullanım oranı %90. Türkçe modifikasyonları da önemli etken. Kullandığınız başka bir arama motoru var mı?
  2. İzinli pazarlama: Süperteklif.com (800.000 üye sayısı, üyelerine de para kazandırıyor: 91,900 YTL şimdiye kadar üyelerine ödenen toplam puan)
  3. Yemek siparişi: yemeksepeti.com/ 2. kim bileniniz var mı?
  4. Kariyer siteleri: kariyer.net / burada yenibiris.com istisnası geçerli
  5. Ürün karşılaştırma motoru: E-bay (shopping.com'u da 620 milyon $'a satın aldıktan sonra cirosunu katladı)
  6. B2C (business to customer): Hepsiburada.com
  7. Video: youtube.com (1.65 milyon $'a Google tarafından satın alındı)
  8. Genel portallar: yahoo.com/ mynet.com


Hamit Kekeç kimdir?

1974 İstanbul doğumlu Hamit Kekeç, 1997 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'den mezun olduktan sonra, çalışma hayatına 1997 yılında Pamukbank'ta başlamıştır. 1997-1999 yılları arasında "Dialog Direkt Bankacılık" projesinde çalışmış ve sonrasında yine Pamukbank'ta 3 yıl süre ile KOBİ ve girişimcilere yönelik "Girişimci Bankacılık" projesinin kuruluş ve gelişiminde Ürün Yöneticisi olarak çeşitli proje geliştirme ve pazarlama faaliyetlerini yürütmüştür.

2003-2006 yılları arasında Finansbank İşletme Bankacılığı'nda Ürün Geliştirme Müdürü olarak çalışan Kekeç, geliştirdiği yenilikçi ürün ve projelerle Finansbank KOBİ Bankacılığı'nın hızlı büyümesinde aktif rol oynamıştır. "KobiFinans" markası altında KOBİ'lerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, KobiFinans Dergisi, kobifinans.com.tr, KobiFinans Danışma Hattı gibi vizyoner projelerin hayata geçmesini de sağlayan Kekeç, Girişimci ve KOBİ'lerin ihtiyaçlarını yakından tanımaktadır.

2006 yılından itibaren işe başladığı Teknoloji Holding'de de, yeniden yapılanma sürecinde e-business alanındaki yeni yatırım kararlarında etkili olan Kekeç, İş Geliştirme bölümünden sorumlu olarak başladığı holding bünyesindeki görevine, halen Embrio A.Ş.'nin Genel Müdürü olarak devam etmektedir. (Kaynak: e-mbrio)