Oscar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oscar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2008 Çarşamba

the 6th Tim Burton & Johnny Depp collaboration presents: Sweeney Todd, the Demon Barber of Fleet Street

Özgün yönetmen Tim Burton ile Hollywood'un en "cool" ve "versatile" oyuncusu Johnny Depp; Fleet Sokağı'nın Şeytani Berberi: Sweeney Todd için 6. kez bir araya geldi.

1979'da Stephen Sondheim ve Hugh Wheeler düzenlemesi ile Broadway'de defalarca gösterilen müzikal ilk kez beyaz perdeye taşındı. Eserin orijini ise The String of Pearls: the original tale of Sweeney Todd romanına dayanıyor. Anonim olan bu eser kimileri tarafından gerçek hayat öyküsü, kimileri tarafındansa 150 sene öncesinin Londra'sındaki suç ortamını yansıtan bir hikaye olarak yorumlanıyor.

Hikayenin konusu ise şöyle: Ünlü berber Benjamin Barker; karısı ve küçük kızıyla oldukça mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak bu mutluluğu kıskanan Yargıç Turpin'in gözleri ve laneti bu ailenin üzerindedir. Cinsel zaafları oldukça baskın olan Yargıç; güzel karısını elde etmek için Benjamin Baker'ı Londra'dan sürdürür. Seneler sonra Barker geri döndüğünde artık hiç bir şey eskisi gibi değildir, hatta kendisi bile...

İlk yaptığı şey eski evine, aynı zamanda Mrs.Lovett'in dükkanına gitmek olur. Ancak ondan aldığı haberler hiç hoş değildir. Yokluğunda Yargıç'ın ailesine yaptığı kötülükleri ve karısının intihar ettiğini öğrenen Barker'in artık yaşamak için tek nedeni vardır: İntikam! Ailesinden uzakta geçirdiği işgence dolu yıllara rağmen tek suçu aptallaık ve saflık olan Benjamin Barker artık yoktur, ölmüştür...Artık Sweeney Todd vardır... Hayattaki en iyi dostu olan usturasını da artık intikam almak için kullacaktır. Tabi senelerdir ona aşık olan Mrs.Lovett'in büyük yardımlarıyla...

Bu sırada, Sweeney'i Londra'ya getiren genç denizci dolaşırken pencerede şarkı söyleyen bir genç kıza aşık olur ve izini sürmeye başlar. Aşık olduğu kız ise Yargıç Turpin tarafından odasına hapsedilen Sweeney Todd'un kızı Johanna'dan başkası değildir. Geçen senelerin değiştirmediği tek insan olan Yargıç Turpin hala zaaflarına karşı koymaktan acizdir ve bu sefer de Johanna'ya karşı isteklerine dayanamamakta ve onunla evlenmeyi planlamaktadır.

Tüm bunlardan habersiz olan Sweeney Todd ise içindeki nefretle bir an önce Yargıç Turpin'i öldürmek için yollar aramaktadır ancak onun Yargıç Turpin'e ulaşması imkansız olduğundan yargıcın kendi ayağıyla gelmesi gerekmektedir. Bu fırsat ise Adolfo Pirelli ( Sacha Boran Cohen) sayesinde gelir. Her hafta aynı gün, meydanda gösteri yapan Pirelli, küçük yardımcısı Toby'e (ki bu çocuk filmin sonlarına doğru önemli bir karakter olmaya başlıyor) eziyet eden gösteri düşkünü İtalyan bir berberdir. Bunu fırsat bilen Sweeney, Pirelli'ye meydan okur ve yargıcın yalakası olan Beadle Bamford (Timothy Spall)'un hakemliğinde "en hızlı ve pürüzsüz traş" yapanın kazanacağı bir yarış düzenlerler. Kazanan Sweeney Todd böylece bir ün kazanmış olur ve artık berber dükkanı süpriz müşterilere, kanlı ölümlere ve Mrs.Lovett'in turtalarına malzeme olacak cesetlere sahne olacaktır... Filmin bundan sonraki kısmında ise tüm olaylar düğümleniyor ve tempo en tepeye yüklesiyor. İzleyin görün:)

Film hakkında biraz da trivia:

*Başrol oyuncuları olarak Tim Burton'ın kankası ve fetiş oyuncusu Johnny Depp ve eşi Helena Bonham Carter'ın seçilmesi torpil çağrışımı yapsa da, işin aslı hiç böyle değil. Tim Burton'ın buradaki tek etkisi sadece öneri aşamasında ancak seçim kısmı muzikalin yaratıcısı olan Stephen Sondheim'a ait. Deneme kayıtlarını dinledikten sonra Helena'yı oldukça beğenen Sondheim, Depp'in rock tarzı konusunda ilk önce biraz tereddütlüymüş. Ancak (biraz da Tim'in aracı olmasıyla diyelim :) ) Depp ve Sondheim orta yolu bulmuş, iyi ki de bulmuş yoksa Depp in bu yeteneğinden, dolayısıyla da etkileyici sesinden mahrum kalıcaktık.

*Çekimler sırasında Johnny Depp'in kızı Lilly Rose'un ciddi böbrek hastalığı nedeniyle Depp çekimlere ara verdi. Kızının durumunun ciddiyetini koruması nedeniyle, Tim Burton'a yerine başka birini bulmasının daha iyi olacağını çünkü belki de çekimlere hiç dönemeceyeğini söylemiş. Ancak sıkı dostluk bu günler için.. Tim, Depp'in yokluğunda onun olmadığı sahneleri çekmeye devam etmiş ve dostunun onu yüz üstü bırakacağına dair ufak bi endişe duymamış. Ve de haklı çıkmış zira kızının durumunun düzelmesiyle Depp çekimlere geri dönmüş ve film tamamlanmış.

*Sacha Baron Cohen'nin italyan aksanlı performansları da oldukça beğenilen ve iddialı performanslardan.

*Johnny Depp'in bir ilk olarak müzikalde oynamasında Tim Burton'un parmağı var zira Depp sıkı dostu için "Tim'in yaptığı her işte oynarım. Benden bi uzaylıyla sevişmemi istese bile yapardım"

*Depp bu film ile 3. defa Oscar'a aday oldu. Bunun yanında kostüm dizayn ve sanat tasarımın da da Oscar'a aday olan film sanat tasarımı kategorisinde Oscar'ı kucakladı.

*Depp oynadığı filmleri izlemiyor. Daha doğrusu kendini izleme fobisi var bu yüzden bu filmi hiç göremicek: "Tim'in çalışmasını görmeyi çok istiyorum fakat maalesef içinde ben de varım" sözleri bizim için yeterli:)

*Johnny Depp ve Tim Burton bu film ile 6. kez bir araya geldiler. Bundan önceki projeleri: Edward Scissorhands, Corpse Bride, Charlie and the Chocolate Factory, Sleepy Hollow ve Ed Wood.

Bu filmle ilgili kendi yorumlarımı da aktarmam gerekirse; film Imdb'de 8 / 10 rating'e sahip. Zaten ilk vizyona girdiğinde Imdb Top 250'ye 125.sıradan girmişti ancak şu an liste dışında. Konuyu bilen ya da kitabını okuyan ya da müzikalini daha önceden izleyenler için güzel bir deneyim olmayabilir. Ancak Tim Burton'ın çok başarılı çekimleriyle yansıttığı kasvetli Londra ve Fleet Street manzaraları takdire şayan. Bana göre Johnny Depp'in de film sonlarına doğru kızının sağlık sorunlarından dolayı motivasyonu düşmüş...Son 10 dakika dışında filmin soluğu hiç kesilmiyo diyebilirim. Tim Burton'ın marjinal ve yaratıcı kişiliğini bilenler zaten çoktan izlemiştir ama hikayeyi hiç bilmeyenler ve "Hollywood konsepti" dışında birşeyler izlemek isteyenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir yapım.

PS: film 13+ gösteriliyor ayrıca kan fobisi olanların gitmemesi de önerilir:)

25 Şubat 2008 Pazartesi

and the Oscars go to Europeans!

Akademi ödülleri 80. defa Los Angeles Kodak Tiyatrosu'nda sahiplerini buldu. Türkiye saatiyle 24 Şubat gecesi 1'de kırmızı halı geçişleriyle başlayan tören George Clooney'nin de törende belirttiği gibi yine çok uzun sürdü ve sabaha karşı 6'da bitti. Gecenin sunuculuğunu üstlenen Jon Steward'ın zaman zaman soğuk esprilerine ve Apple i-phone reklamına maruz kaldığımız törene, en iyi müzik dalındaki adayların performansları da renk kattı. Bu sene ödüllerin çoğunlukla Avrupalılara gitmesi de dikkat çekti öyle ki klasik Oscar teşekkür konuşmalarını farklı aksanlarda dinlemiş olduk. Böylece 1964'ten beri ilk kez en iyi kadın ve erkek ile en iyi yardımcı kadın ve erkek ödüllerinin tümü ABD'li olmayan oyunculara verilmiş oldu.

Jon Steward'ın yanı sıra George Clooney, Jennifer Gardner, Jessica Alba, Tom Hanks, Cameron Diaz, Nicole Kidman, Penelope Cruz, Hillary Swank gibi ünlülerin de Oscar takdimlerini izlediğimiz gecenin en ilginç sunucuları ise hiç kuşkusuz Arı Filmi'nin arısı ve Irak'taki Amerikan askerleriydi.

Dağıtılan ödüllere gelince, IMDb'de ve Oscar'ın resmi sayfasında yapılan anketlere çoğunlukla paralel sonuçlar çıktıysa da bazı kategorilerde süprizler yaşandı. En iyi kadın oyuncu ödülü, favori gösterilen Cate Blanchett ve Julie Christie yerine Marion Cotillard'a giderken; Amy Ryan, Ruby Dee ve yine Cate Blanchett'in favori gösterildiği iyi yardımcı kadın ödülü de Tilda Swinton'a gitti. 2 adaylığı olan Cate Blanchett'in eli boş dönmesi şüphesiz beklenmeyen sonuçlardan biri oldu.

2008 Oscarlarına damgasını vuran film 4 önemli dalda Oscar alan İhtiyarlara Yer Yok oldu. Diğer iddialı film Kan Dökülecek ise 2 Oscar'da kaldı. Yardımcı erkek oyuncu dalında Oscar'a hak kazanan, saçlarını kestirmesine sevindiğimiz Javier Bardem de gecenin karizmalarındandı. Oscar konuşmasının yarısını birlikte geldiği annesine ithafen ispanyolca yapan Bardem, hiç birimizin anlamadığı sözleriyle annesini ağlattı.

Biraz kırmızı halı dedikodusu yaparsak; Kodak Tiyatrosu'na ilk düşen ünlü Heidi Klum ve eşi Seal'dı. Tiyatronun izin verilen her köşesine konuşlanan fanlar saatler önce sıra oluşturmuştu. Fanların en çok beklediği ünlü ise 3.kez Oscar'a aday gösterilen Johnny Depp'ti. Ancak o beklendiği gibi tam tören saatinde gelmeyi tercih ederek mümkün olan en az şekilde ortalıkta görünmeyi tercih etti.

Kırmızı halının en dikkat çeken ismi ise hiç kuşkusuz Diablo Cody idi. Juno ile en iyi özgün senaryo Oscar'ını alan Cody özgü giyim tarzıyla dikkatlari çekti.

İlk kez aday gösterilerek Oscar'ı kucaklayan Marion Cotillard ise törenin en şık fakat en heyecanlı ünlüsüydü. Birçok American filminde oynamasına rağmen ilk Oscar konuşmasını ingilizce yapmakta oldukça zorlandı.

En iyi erkek oyuncu dalındaki tartışmasız favori Daniel-Day Lewis ise tam tersi şekilde ödülü alırken gayet rahat ve kendinden emindi. Ödülünü geçen senenin en iyi kadın oyuncusu seçilen Helen Mirren'ın elinden alan Lewis, Mirren tarafından Oscar heykelciği ile de kutsandı. Törenin en karizma ismi ise güneş gözlükleriyle en önde oturup, Jon Steward'a adeta psikolojik baskı yaratan Jack Nicholson'dı.

Memorandum bölümünde 2007 yılında kaybettiğimiz film dünyasından isimler arasından en çok alkışlanan, geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz genç oyuncu Heath Ledger oldu. Huzur içinde yatsın.

Gecenin en genç ismi, Kefaret filmi ile yardım kadın oyuncu dalında Oscar'a gösterilen 14 aşındaki Saoirse Ronan'dı. Gecenin en yaşlı ismi ise 80. Oscar Onur Ödülü'ne layık görülen ve ayakta alkışlanan 98 yaşındaki Robert F.Boyle oldu.


Oscar amcayı evine götürenler:






en iyi film: İhtiyarlara Yer Yok
en iyi erkek oyuncu: Daniel-Day Lewis (Kan Dökülecek)
en iyi kadın oyuncu: Marion Cotillard (Kaldırım Serçesi)
en iyi yardımcı erkek oyuncu: Javier Bardem (İhtiyarlara Yer Yok)
en iyi yardımcı kadın oyuncu: Tilda Swinton (Micheal Clayton)
en iyi yönetmen: Ethan Coen, Joel Coen (İhtiyarlara Yer Yok)
en iyi animasyon filmi: Brad Bird (Ratatouille)
en iyi uyarlama senaryo: İhtiyarlara Yer Yok
en iyi özgün senaryo: Diablo Cody (Juno)
en iyi film müziği: Kefaret (Dario Marianelli)
kazananların tüm listesi